Pazartesi, Ağustos 07, 2006

heyecan.

heyecanlıyım.
hayatta en çok sevdiğim grubun konserine gidecek olmak bile bir ihya kaynağıyken olayların birden bire aynı konserde aynı grubun altında sahneye çıkacak olmam şeklinde gelişmesi beni acaip duygulara sevketti. 14 eylül, yeni melek. orphaned land'in altında ve istanbul'un belki de tek oriental metal'e yakınsayan grubunda çıkıcam, hatta ve hatta "evde orphaned land tımbırdatırım" gerekçesiyle aldığım oryantal fantastik orgumla kanun solosu bile atıcam. atıcam atıcam diyorum da, yavaş at da saçın başın dağılmasın demezler mi adama? derler. çünkü niye? çünkü evet heyecanlıyım, evet tabiri caizse öyle bir yerde öyle bir grubun altında çıkacağım için soğuk terler döküyorum vefakat bütün bunlar benim artık çalışmaya ve hazırlanmaya başlamam için yeterli altyapıyı hazırlayamıyor. şu yumurta kapıya dayanana kadar harekete geçemeyecek derecede tembelliği, savsakçılığı ve işgüzarlığı hayat felsefesi olarak benimsemiş bünyeme lanet olsun ki bi türlü enerjimi toplayıp da açayım şu orgu bi ucundan başlayayım diyemiyorum. hayatımda benim kadar tembel, benim kadar hazırcı, beleşçi, pis bir insan görmedim. dayak yiyip yiyip son ana kadar voltran'a dönüşmemekte ısrar eden robotlar gibiyim.

Cumartesi, Mart 11, 2006

Beraber ve birlikte ve biz...

Bu aralar birlikte bir $eyler yapmanın keyfini çıkartıyoruz. El ele tutu$up gezmek yeterince kalori yaktırmıyor, kafa kafaya verip nasıl üstesinden geliriz o kadar kalorinin diye düşünüyoruz. Ben aslen karmilya'nın kalorileri ile ilgilensem de ortak yönlerimizi keşfediyoruz, daha önemlisi ortak olmayan yönlerimizi keşfediyoruz. Geleceğimize manalı bir şeyler bıraktığımızı düşünüyoruz.

Limon böyle bir endi$eyle ortaya çıkan ilk çocuğumuz gibi. Kimse dokunmasın, kimse karışmasın ama mümkün olduğu kadar da çok benimsensin istiyoruz. Kimse sevmesin, ama hep takdir edilsin der gibi. İnsanın çocuğuna davranışı gibi.

Biz iyi gidiyoruz.

Dır dır dır dır...

Çarşamba, Şubat 08, 2006

cok degi$ik boyle kimil kimil

ivit son blogdan beri gecen iki ayda bir suru $ey degi$ti. oncelikle zibidilikten ciki$ manifestosunun birinci maddesi olan i$-guc-me$gale barajini a$tim bir i$e girerek. artik zirt pirt canim sikilip sevgilimi rahatsiz edemiyor, kendisini mesai saatlerinde kirlarda yuvarlanmak konusunda ikna etmeye cali$amiyorum. dallarda cicek acip gencler sevgilisiyle kokla$irken bir ofis odasina tikilmi$ vaziyette gecirecegim hayatimin ikinci kismi'na girmi$ olmanin hakli gururunu ya$arken; gayet ogrenci, ozgur ve zibidi olmami cekemeyip beni de kendisiyle birlikte bu pis hayata cekip du$uren kendisi degilmi$ gibi ak$ama kadar nispet yaparcasina gobegini ka$iyarak televizyon izlemekte olan bazi kendinibilmezleri de buradan $iddetle kiniyorum. ki bu da ikinci degi$iklikti.

tum bu degi$ikliklerin birer yumurtlagi olarak aramiza giren sira daglar, olumsuz hava $artlari, talihsizlikler, kotu adamlar vesaire bunlar bizi ayri gayri birakti. artik evlerimize donerken birbirimizin arkasindan su dokuyor, ayda bir birbirimize mektup yaziyoruz o derece. hem Soulseller ki$isi butun gun televizyon izlemekten oturu sik sik gecersiz i$lem yuruterek kapatildigi icin kendisine ula$amiyorsunuz, zaten yakalayabilseniz bile konu$manin ortasinda istop ediyor, platini meme yapiyor filan..iyice bozdu kendini..

son bir degi$iklik var, onu da resimle anlaticam
zira cok uykusu gelen ve cumle kurmaya mecali kalmayan bir ki$iyim. iki resim arasindaki 7 farki bulun diye:











Çarşamba, Aralık 07, 2005

bir bucukuncu yil kutlamalari tum yurtta ve yavru vatan kibrista suruyor


bi bucuk yil oldu. cok acayip gunlerdi eski gunler, elimde imkan olsa her anini dvd formatinda izleyebilsem istiyorum. loglar var, ama onlar anıların cazibesini derinle$tirmekten ba$ka i$e yaramiyorlar, ha bi de bazen belge niteliginde kullanilabiliyolar o kadar:p
her$ey cok guzeldi, elimize saglik.
:)

Cuma, Kasım 11, 2005

Atatürk




Dün Kurtuluş Savaşı'nın önderi, Türk Devrimi'nin lideri ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün 67. ölüm yıldönümüydü.
Kendisini her sene bir öncekinden daha özlemle anıyoruz.

İlkelerinin sarsılmaz temellerine bağlı kalacağımıza ve varlığımızın nedeni olan öncülüğündeki devrimi canımız pahasına savunucağımıza dair kendisine verdiğimiz sözümüze çağdaş Türkiye'nin aydınlık olmak gayretindeki gençleri olarak tüm hücrelerimizle sadığız.

Rahat uyusun.